Şumnu Kültür Evi Derneği 2012 yılı raporu

13 Ocak 2013 Pazar |

Şumnu Kültür Evi Derneği 12 Ocak 2012 tarihinde Yıllık Toplantısı düzenledi. Kültür ocağı üyeleri, yeni yılda, yeni umutla yeniden bir araya gelerek önemli ve faydalı sunumlarda bulundu.Toplantı gündemine 2012 yılı raporu ve 2013 yılı planlanması yer aldı. Farklı yaş grubundan olan üyelerin buluşmasını sağlayan yıllık toplantı, her yıl olduğu gibi, yenilenen ve gelişen bilgilerin paylaşıldığı, tartışıldığı ortam da oldu. Önce 2012 yılında gerçekleşen tüm maddi ve manevi konular ve güncel sorun ve sıkıntılar masaya yatırıldı. Şumnu Kültür Evi Derneği, Bulgaristan ve diğer Balkan ve Avrupa ülkelerinden sayısı 412 olan başka kültür, eğitim, din ve siyasi kurumlarla yüz yüze gürüşmek veya bir araya gelmekle iş birliği yaparak, amaçlarına ulaşabilmek için usanmadan çok emek verdi. Yıl boyunca özel düzenlenen ve her hafta faaliyet yapılan aktivitelerin arasında daha büyük kapsamda olanlardan şunları sayabiliriz: Şumnu kültür Evi Derneği, êonuları Şumnu'da Ad Değişimi, Osteroporoz, Zeybek, Mevlana panel çalışmlaları yaptı. Genç Êalemler Edebiyat Kulübü 3. Kompozisyon Yarışması ve 9 yıldan beri düzenlenen, ama 6 yıldan beri Balkan ülkeleri katılımıyla düzenlenen 6. Şiir Yarışmasına maddi destekler olmamasına rağmen 46 öğrenci katıldı. Yarışmaların dışında birçok yazar, şair, gazeteci, zanaat ustaları ve filozovların yaşam öyküleri ve eserleri tanıtma yazıları ve faaliyetler gerçek oldu- Karacaoğlan, Dede Korkut, Yunus Emre, Nazım Hikmet, Can Yücel, Orhan Pamuk, Reşat Nuri, Naim Bakoğlu, Ali Bayram, Stoyan Dinkov, Mehmet Çelik, Dora Gabe, Petya Dubarova, Mehmet Keçici, Hasan Üzeir, Hüseyin Köse, Emin Atasoy ve Şumnu’dan Kunduracı Osman Ağabey konu oldu. Ayrıca bazı Türk sanatlarını içeren Türk Hat Sanatı, Ebru, Şiir Sanatı, Akşap Boyama, Cam süsleri konuları gündeme geldi. Belirli günler içeren aktivitelerin sayısı az değildi- Anadili Günü, Sevgililer Günü,8 Mart Kadınlar Günü, Dünya Tüberküloz Günü, Dünya Tiyatro günü, Kandil geceleri, Öğretmenler günü, Babalar günü, Yeni yıl gibi. Bulgaristan ve belki dünyada eşleri bulunmayan Kız Saz Orkestrası, Davul Zurna Takımı ve Destan Folklor Grubu, birçok konser ve sunum yaparak alkışlar aldı. Loznitsa 4. Türk Folklor Festivali, Ortaköy (Srednya) ve Aptrazak(Drumevo) köyleri bayramlarında yer aldı. Türk folklor oyunların ve öğretilen türkülerin sayısı oldukça arttı. Entaresi Ala Benziyor Oyunu dışında, Aşuk İle Maşuk, Zeybek, Karadeniz oyunu, Artvin Oyunu, Romen oyunları da Destan Folklor grubuna öğretildi. Kültür kurumun kendi düzenlediği bayram kutlamaları dışında Hasan Rodoplu, Nargis, Emel Tabak, Sıdika Ahmet, Orhan Murat sanatçıları, İkizler grubu, Aşuk Emrullah Topçu, Mustafa, Emre gibi saz ustaları ve müzisyenlerin tanıtımında heyecanlı anlar yaşandı. Bazı farklı çalışmalar, Karagöz Tiyatro çalışmalarına canlılık kattı. Mizah gösterilerinde sadece gölge tiyatrosu değil, boy gösteren bazı artisler ve Deliormana ait mizah deyimleri ve özellikleri de yer alınca gösterilerde kahkahalar çoktu. Şumnu Karalar köyünde ilk kez düzenlenen Koca Yusuf Yağlı Güreş ve Şenliklerin düzenlemesi ve gerçekleşmesinde Şumnu Kültür Evi Derneği özel yer aldı. Başka dernek ve belediyelerin aktivitelerine davet edildikten sonra katılım gösterdi- Demir Baba Tekke Buluşması, Ruen şenliği, Varna Türk derneği Şiir Yarışması, Kaolinovo köylerinde Mayıs Olayları Anma Töreni, Deliorman Edebiyat Derneği Yıllık Toplantısı, Biz Derneği Kayseri Gecesi, Silistre Yarebitsa köyü kına gecesi ve ünlü sanatçı Sıdika Ahmet torununun kına gecesi, Varna 8 mart, Veliko Tırnovo Kurban Bayramı, Şumnu HÖH Kurban Bayramı, EVET Derneği Hoşgörü Konferansı,T.C. Burgas Başkonsolosluğu Cumhuriyet İlanın 89. Yıldönümü Kutlaması, Türkiye Bursları Tanıtımı, Rodoplarda düzenlenen Ardino 3.Kardeşlik Ulusal Edebiyat Forumu, Cebel gününe katılım gösterdi. Kültür ocağın gençleri, okullarda Türkçe Eğitimi ile ilgili Dilekçe verme konusunda özel çalışmalarda bulundu. Bulgaristan ve Şumnu resmi bayramlarında ve başka etnik azınlıkların bayram kutlamalarında da yer almaları aktiv idi- Ebeler Günü, 1 Nisan Mizah Günü, 1 Haziran Çocuk Bayramı, 24 Mayıs Slav Alfabesi ve Kültürü Günü, Kızıl Yumurta ve Noel Hristiyan bayramları, Şumnu Bereket Karnavali, Rus Yeni yılı, Çingene Bango Vasiliy bayramı, Ermeni folklor gösterisine katılarak saygı gösterdi ve farklı olanlarla ilgili bilgi edinmiş oldu. Ayrıca, her zaman olduğu gibi, Şumnu’da oturan azınlıkların kültür kurumları yöneticileriyle buluşmalar düzenledi. Bulgaristan dışında Makedonya Üsküp 17. Uluslararası Türk Kültürü Sempozyumu, Makedonya Çalıklı Hıdrellez Şenlikleri, Romanya Köstence Tatar Türkleri Festivali, Türkiye Tekirdağ Muratlı 23 Nisan Kutlamaları, Edirne 651. Kırkpınar Yağlı Güreşleri, İstanbul Kartal Derneği ve Gebze Derneği, Rumeli Balkan Federasyonu Balhanlar ve Göç Kongresi, Samsun Mübadele Derneği Konferansı, Yunanistan Gümülcine’de Dr. Sadık Ahmet ölümünün 17. yıl dönümünde düzenlenen etkinlik, birçok kutlama, anma törenleri ve iftar yemeklerine katılım oldu. Her yıl düzenlediği gibi bu yıl da Türkiye’de Türk kültürü ile ilgili kurslar düzenledi- Tekirdağ Anadolu Öğretmenler Lisesi Türk Kültürü Kursu, Tekirdağ Fen Lisesi Türk Kültürü Kursu, Balıkesir Folklor Kursu, Cenan vakfı ile ortaklaşa Maltepe Üniversitesi'nde Balkanlar ülkelerinden katılımıyla, çocuk ve gençlere düzenlenen Saz, Davul, Zurna ve Folklor kursu, ek olarak da Öğretmenlere yönelik Türk kültürü kursları. Bu kursların gezi programları sayesinde İstanbul Dolmabahçe Sarayı Gezisi, Çanak Kale Gezisi, Askeri Müzesi Mehter Gösterisine gitmek, Balıksir müzeleri ve Kurtdereli Heykeli ziyaretleri oldu. Kütuphane çalışmalarında çok artılar oldu. Gebze Göçmenler Derneği, Cenan Vakfı, Ankaradan Prof. Necati Demir çalışmaları sonucunda kitap bağışları oldu. Ek olarak rahmetli şair Ali Bayram’ın eşi olmayan arşivi, Şumnu Kültür Evi’ne bağışlandı. 2012 yılında birkaç yıldönümü kutlamaları oldu- 10. Yıldönümü Destan Folklor Grubu, 5. Yıldönümü Kız Saz Orkestrası, 5. Yıldönümü Davul Zurna Takımı ve 5. Yıldönümü Mozaik dergisi kutlamaları gündeme geldi. Medyalar tarafından ilgi büyüktü. Bulgaristan Milli Radyosu Türkçe Yayınlar Programı, Kanal 1, BTV, TRT TV Balkandadır Sesimiz Programı, Tek Rumeli TV, Rumeli TV, Al Jazeera TV Şumen TV, ayrıca yerli, milli ve başka ülkelerin gazete ve dergilerde, birçok internet medya ve dernek sayfalarında yer aldı. Yerli, yabancı, din, eğitim, siyaset ve kültür yönetici ve temsilcileri ziyaret ve buluşmalarında iş alış verişi yapıldı. 2012 yılında yapılan Ramazan ve Kurban bayramları kutlamaları, Balkan ülkelerinde düzenlenen seminer, konferans, panel, kongre, bayram, törenlerine katılım; resim, yemek ve fotoğraf sergilerinden de bahs edildi. Maddi gelirlerle ilgili Nurten Remzi’nin Deliorman’da Suyun Gözü satışından iyi gelir var olduğu söylendi. Birçok dernek ve iş kurumlarından maddi ve manevi destekler alındığından dolayı onların adı geçti. Ayrıca maddi gelir ve destekler konusunda yeterince daha düzenli ve derin çalışmak için siyasi ve iş adamlarıyla görüşmelerin daha faydalı ve faaliyetlere katılımları daha aktiv olması gerektiği söylendi. Yıllık toplantıların diğer bir önemi de gençlere yönelik sosyal etkinliklerini geliştirme planlanması. Bilindiği gibi Şumnu Kültür Evi Derneği, Nazım Hikmet Kültür Evi ile ortaklaşa çocuk ve gençlerle yönelik çalışmalarıyla en çok aktiv olanların arasında. Bu nedenden dolayı büyük heyecan ve mutluluk duyan kültür ocağının genç üyelerine düşünce ve tekliflerini paylaşabilmek için Şumnu Kültür Evi Yıllık Toplantısında özel zaman ayrıldı. 2013 yılda planlanan aktivitelere kızlardan ilginç teklifler geldi. Mirel “Evvel çeyiz yapmak varmış. Bugün bizler dikiş nakış yapmayı bilmiyoruz. Onları öğrenmek istiyoruz” dedi. Serdal ise” Biz gençler enerji doluyuz. Daha çok folklor oyunları oynamak istiyoruz”, dedi. Tolga, “Pızıl Yarışmaları yapalım”, Sinem ise “daha çok resim sergisi ve resim yarışmaları yapalım” teklifleri geldi. Merlin,” Ben Ahçap Boyama ve Ebru çalışmalarımızı çok seviyorum. Atölye açalım, bunlarla ilgili Türkiyeye gidüp kurslara katılarak daha çok öğrenelim, hatta kültür evimizde her yaş gruplarına yönelik kursllar düzenleyelim”, diye düşüncelerini paylaştı. Ayrıca ülkemizde son dönemde öne çıkan olumlu ve olumsuz gerçekleri ve yenilikleri dikkate alarak gençlerin tekliflerinde çok ilgi çekici konular yer aldı. Örneğin meslek edinmekle ilgili kültür evi aktivitelerinde gelişim ve derinlik, eğitim almada maddi sıkıntıları yumuşatmak için ek iş yapmakla ilgili çalışmalar, lise ve üniversitelerde okurken iş verenlerle daha aktiv çalışmak ve mezun olduktan sonra iş bulma konusunda destekler almak gibi. Bilindiği gibi, Şumnu Kültür Evi Derneğin kuruluşundan bu güne kadar, kurumun ekipleri sayısı her yıl çoğaldı ve her biri oldukça adım adım gelişti. Yoktan var olanların arasında Destan Folklor Grubu, Kız Saz Orkestrası, Davul, Zurna Takımı, Karagöz Tiyatrosu, El İşleri Kulübü, El Ele Birlikteyiz Öğretmenler Ekibi, Müzisyenler Ekibi, Genç Kalemler Edebiyat Kulübü, Mozaik Dergisi Ekibi, Kadın Korosu, Şen Mozaik Çocuk Korosu, Araştırma Ekibi var. Büyük fedakarlık, birlik ve özveriyle, çok uğraşı ve emeklerden sonra, birçok başarılı çalışmalara adım atıldı. Başka çok önemli ve aynı anda hüzün yaratan konu ele alındı. Şumnu’da Türk kültürü ile ilgili çalışmalarda, ne yazık ki, 2012 de de birçok olumsuz, ayırımcılık ve köstekler içeren fiziki, psikoloji ve maddi sıkıntılar yaşandı. Ne yazık ki, Bulgaristan devlet ve belediye yöneticilerinden bazıları Türklere karşı açık olmasa da, olumsuz duygu, düşünce, karar ve hareket, perde arkasında diskriminasyon uyguladı. Bunları paylaşmadan geçemeyiz, çünkü diğer Bulgarların kültürü ile ilgili aktiv çalışan Bulgaristan kurumları, bizim yaptıklarımızı çok çok daha kolay yaptı ve bizim gibi enerji, söz, sağlık ve zaman kaybı yapmadı. Ne yazık ki, sıkıntı yaratan olay ve önyargılı konuşmalar, Türklere karşı ayırımcılık gösteren ifade ve davranışlar, kontrol eylemleri, fiziki güvensizlik, psikolojik sıkıntı ve korkutmalar az değildi. Onları saymak zordur, çünkü günümüzün bir parçasıdır. Bu olumsuzluklara rağmen Şumnu Kültür Evi Başkanı Nurten Remzi şunları konuştu:,“Biliyorsunuz, ülkemizde ve Balkan ülkelerinde var olan birçok kültür ve eğitim kurumlarıyla çalışıyoruz, Uzun tarihi olan 132 yıllık Nazım Hikmet Kültür Evi 1881 ile her şeyi birlikte yaparak başka kurumlarla da birlikte iş yapıyoruz derken birçok soru, emek, sıkıntı, fikir, başarı, günlük ve aktivite maddi ve manevi giderlerimizi paylaşıyoruz. Bizler, 2012 yılında birçok olumsuzluklar yaşadık. Birkaç ay önce binamıza iki üç kat daha fazla büyüklükte elektrik verilmişti, elektrik elemanlarımızı çok kötü çarpmıştı, bilgisayar sistemimiz yanmıştı. Bütün mektuplaşma ve kanıt belgeleri sonucunda bunun suçlusu yok. Bizler Bulgaristan’da oturan Türklerle ilgili yönetici ve ekip olarak aktiv çalışan kurumlardan biriyiz. Şumnu Kültür Evi örnek olan bir dernek diye iddalıyız. Topluma aykırı, genç nesile aykırı, devlete aykırı, kanunlara aykırı, farklı din ve milletlere aykırı çalışmalarımız yok olduğunu yıllarca gösterdik ve şimdiden sonra hiç bir zaman farklı bir pozisyonumuz olmayacak. Ama bazı belediye, hukuki ve devlet görevlilerinden hala hoşgörülü olmayan sorular soruyor: Neden Türkçe dergi çıkarıyorrsunuz?, Neden yarısı Türkçe değil? Neden Türkiye göçmenlerinden destek alıyorsunuz? Neden başka dernekle ortaklaşa iş yapıyorsunuz? Neden duvarınıza Türkçe tabela taktınız(Onu takmak için noterden kayıtı aldık), Bulgaristan’da oturuyorsunuz, neden Türk kültürü çalışmaları yapıyorsunuz” gibi. Bizler, eğer Rusça, İngilizce veya başka dilce çalışmalarımız olsaydı, acaba bizlere bu sorular sorulur muydu? Acaba demokratik denen bir ülkede bizlere psikolojik baskı yapılır mıydı, bizim hakkımız olan devletimizin ve belediyemizin maddi ve manevi olan gelirler kesilir miydi? Bilgisizlikten dolayı eksikliklerimiz oldu. Aynı eksiklikler çok kurumda var olduğunu inceledik ve gördük. Hataları cezalandırmak için kontrol yapamalar önce bizlere baskı olarak gelir miydi? İyi çalıştığımızdan dolayı Bulgaristan Kültür Bakanlığından eleman verme emri gelmesine rağmen Şumnu belediyesi tarafından elemanımız ve maddi destekler kesilir miydi? (Elemanın kesilme nedeni, bizler çalıçmıyormuşuz diye gösterildi. Yakın geçmişte 2008 yılında aynısı olmuştu. Şikayetimizin neticesinde Kültür Bakanlığından verilen eleman yine kesilmişti. “Nurten Remzi çok uçuyor, kanatlarını kesmeliyiz”, denmişti ve eleman kesilmişti. İnsan, yöneticilik yaparken her şeyi öğrenmeli ve bilmeli. Ama bir insan her defa her şeyi öğrenmesi mümkün mü? Başka kurumlarda biZim kadar iş yapanlara 20-30 eleman veriliyor. Bunlar boş övgü değil, her aktivitenin belgesi, video ve fotoğraf çekimleri var. Belediye elemanların bana söylediklerine bakın “Eleman eksikliğin varsa, sen başka iş veya çok iş yapmamalısın. Folklor ekibi, orkestralar, şiir yarışmaları okumaevi işi değil ”. Evet, her işi bizler de hiç eksiklik olmadan yaparız, ama bizlere de 20-30 eleman versa. Neden bu elemanlar bize verilmesin? Biz onları hak ediyoruz. Şumnu belediyesine bağlı olan 30 civarında kültür kurumdan sadece bizler Türk kültürü ile ilgili çalışmalarda bulunuyoruz. Başka yerlerde çalışmalar var görünüyor, ama sadece var denecek kadar çok az aktiviteler var. Bilindiği gibi burası Türklerin yoğun olduğu bölge. Tamam, razıyız. Bize eleman verilmesin, ama hangi kurumda Türk oyunları folklor ekibi, saz orkestrası, Karagöz oyunu, Ebru ve Ahşap boyama, Türk edebiyatı çalışmaları yapılıyor? Bu tür soruların sonu yok. Bizim gibi Bulgar kültürün özellikleri ile ilgili aktiv çalışan okumaevi ve kurumların 10-15 kat daha fazla destek alıyor. KIYASLAMA sözcüğü sayesinde gerçekler ortada. Ne yazık ki, bizim ülkede, herkese eşit kontrol yok, eşit cezalandırma yok. Bazı önemi ve zararı olmayan olaylar sinekten fil oluyor. Bu nedenlerden dolayı Ben Türküm diyen ve kasten hala Bulgar adı taşıyan çok başarılı resmi görevliler ve iş adamları ve kadınları var. Bu sıkıntı ve bariyerler var olsa da Şumnu Kültür Evi Derneği, çalışmaya devam edecek, eksikliklerini tamamlayıp insan hakları çerçevesine sığınmak için uğraşılarda bulunacak. Yeni yılda gençlerimizi çeken yeni çalışmalarla umudumuz sönmeyecek”, dedi. Tabii ki, Yıllık toplantısı sonunda, beklendiği gibi, ferahlık ve neşe getiren Saz Orkestrası’nın sunduğu 2 türkü oldu. En sonunda çocuk ve gençler fotoğraf çekmeden gitmeyelim dedi ve Yıllık Toplantısı hatıra fotoğrafları çekildi.

4 yorum:

Bulgaristandan bir Türk olarak... dedi ki...

İyi örnek olmak çok önemli. Geçmişte ve bugün Bulgaristandaki olan haksızlıkları ve eziyeti yaşayarak bu tür başarıların devamını diliyoruz. BULGARİSTANDA BULGARLAR GİBİ NORMAL VE SIKINTISIZ YAŞAMAK İSTİYORUZ. SON YILLARDA BULGARLAR, TÜRKİYEYE ÇOK GİDİYOR. ORADA ONLARA KARŞI VEYA BURADA BULGARLARA KARŞI KÖTÜ DAVRANIŞ DEĞİL, KÖTÜ DÜŞÜNCE BİLE YOK. AMA MAALESEF, BURADA, BİZİM MEMLEKETİMİZDE HALA BİZE KARŞI NEFRET UYANDIRAN FİLMLER, YAZILAR, OKULLARDA DERSLER, SOKAKTA VE RESMİ YERLERDE KÖTÜ DAVRANIŞLAR, MİLLİ VE YERLİ BAYRAMLAR VAR.BUNDAN DOLAYI BİZLER DE, BULGARLAR DA BOŞ BOŞ İŞLERE GÜÇ VE PARA HARCIYORUZ. BUNUN SONU YOK MU YA?

Adsız dedi ki...

ajans bg nın bu klıbı sayfasına koymasını istitorum bize türkçe konuşmayı yasaklayanlar bir erkek görünce nasılda dilleri çözülor.
vay vay bu şarkı değil başka bişey by ne rezillik emel
http://www.youtube.com/watch?v=TWnhXHsUlks

Adsız dedi ki...

1.34 dk dan sonra taciz var sinan tedoraa taciz var anlaşılan bu sinan bg diskoda çok gezmiş bu ne rezalet

Adsız dedi ki...

bize bulgaristanda türkçe konuşmayı yasaklayan zihniyet.kendini pazarlamaya gelince türkçe gramerini eksiksiz konuşbiliyor.teodora hanım
1.49 dk sonra sinan akçıl tarafından tacize uğruyor fakat halinden memnun görünüyo sesi çıkmıyor. o programı terketmesi gerekirken tokatı basması gerekirken kıvırtmaya egzotik ,mistik,tipitiplik yapmaya devam ediyor.bunlar şarkımı söylüyor yoksa sevişiyorlarmı çözemedim.
teodora hanım çalga müzüğyle gençliği uçurumdan itiyorsunuz.
türkiyedeki aranızdaki fark
bulgaristanda gençler diskoda barda varna burgaz plovdif te cebindeki paraları diskolara sizin gibi ahlaksızlara kaptırıyosizin nereye çekerse herşeye evet diyen tipler yetişmiyo rüzgar nerden eserse yaprak misali savrulan . bilinçsiz saf mı saf bir nesil yetişiyo
Türkiyede ise eğitimli ,bilgili,yolundan sapmayan,kararlı çalışkam elinde para tutan gençlik yetişiyo
teodora kimse sama burda sanatçık gözüyle bakmaz başka gözle bakar
teodora veronika akardonıka gibi egzantik hanımlara hayran olmasını bilen bir gençlik var
amaHALK SANATÇILARINI FAHRİYE GUNEY gibi santaçılarımızı kimse tanımaz hakketiği değeri vermez
Nurten hocam gibi değerli hocalara dikkat bile çevrilmez
ama teodora hanım gelince beyaz şovda tercumanı ıle bırlıkte ağırlanır.TEODORA HANIM SOFYADA TÜRKÇE ŞARKI SÖYLUYORMUSUN MERAK EDİYORUM?
duyarlı medyaya sağolsun klibi vermiş
başlık atmamış teodoraya taciz.1.49dk

Yorum Gönder

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve AJANS BG'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Мненията на редакцията и на автора/ите могат да не съвпадат.