Enformasyon hegemonyası

25 Ocak 2015 Pazar |

Rusya, aralarında Türkçe'nin de bulunduğu, 30 dilde yayın yapan uluslararası haber ajansı Sputnik'i faaliyete geçirdi. Sputnik projesi, internet üzerinden yayınlanan yazılı, görsel, sesli haberler ve yorumlardan oluşuyor.  Moskova, İngilizce yayın yapan ve başarılı sayılan Russia Today televizyon kanalının ardından Sputnik'le de iddialı.

Ruslar, Batı'nın enformasyon alanındaki kontrolü elinde tutmasından rahatsız.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından dünya tek kutuplu düzene geçmiş oldu ve global ölcekte haber akışının kontrolü de Batı'nın ablukası altında kalmaya devam etti. Rusya bu durumdan son derece rahatsız ve dengeleri değiştirmek istiyor.

Moskova'nın bilgi akışı alanındaki ablukayı yıkmak istemesi Batı'nın pek hoşuna gitmedi. Rusya'nın global ölçekte bilgi akışına alternatif getirmek istemesi, 'propaganda makinası' oluşturma girişimi olarak görüldü.

Moskova, kendi penceresinden baktığında Batı'nın enformasyon hegemonyasını kırmak istemesinde son derece haklı.
Büyük şirketler, devletler, hükümetler… kendi çıkarları için kendi haberlerini üretirler. Doğal olarak bilgi akışının kontrolünü lehinde sağlayabilen ülkeler, psikolojik üstünlüğü de elinde tutarlar. Enformasyon savaşında bilgi ve bilgilendirme üzerine gerçekleşen bir güç kavgasının varlığı bilinmeyen bir durum değil.
Rusya, Batı'nın enformasyon akışındaki hegemonyasından rahatsız olduğu için adımlar atıyor. Aynı rahatsızlığı Türkiye'nin de hissetmemesi kaçınılmaz.

Bu bağlamda son yıllarda Anadolu Ajansı'nın (AA) gerçekleştirdiği atılımları görüyoruz. AA, Türkiye'de yaşanan değişime uygun dünyanın en büyük 5 haber ajansından biri olma hedefini belirledi ve yayın dilini 8'e çıkardı. Günlük servis ettiği haber, fotoğraf ve video sayısını 3'e katladı. AA'nın bugün 45 ülkede abonesi bulunuyor.
AA sayesinde artık Türkiye'deki gazetelerde Bulgaristan Türkleri ile ilgili haberlerde isimler Ayshe, Shirin ve Cheleby... şeklinde İngilizce yazılmıyor.
Reuters, Associated Press (AP), L’Agence France-Presse (AFP)  muhabirlerinin Bulgaristan'dan İngilizce yazdığı haberleri tercüme ederek yayınlayan gazeteler, Türklerin isimlerini Ayshe, Shirin, Cheleby... şeklinde yazıyordu. Kısacası Türkiye'deki gazete okuyucusu, Balkan ülkelerindeki  Ayşelerin ve Hasanların hadiselerini David'in İngilizce yazdığı haberlerin tercümesinden okuyordu.   
AA bu durumu değiştirdi.
Haberlerdeki isimlerin yazılışı sadece bir örnek. Uluslararası ajansların müşteri ağı tüm dünya medyasından oluştuğu için haberlerde müşterilerinin ortak paydası üzerinde durmaları normal ancak Türkiye açısından herhangi bir olayın etkisi genelde farklı bir konumdadır ve bu konum haberlerde muhakkak eksik kalacaktır. Bu durum özellikle Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu için geçerlidir. Reuters, AP ve AFP gibi ajansların uluslararası olayları analiz ederken tam tarafsız olamayacakları açıktır.
AA son dönemde gerçekleştirdiği strateji değişikliği ile dünyadan Türkiye'ye yönelik haber akışında söz sahibi olmaya başladığını gösterdi.
Aynı atılımı bölgenin en büyük televizyon yayın kuruluşu olan TRT'den göremiyoruz.
TRT'nin büyüklüğü ile etkisi aynı orantıda seyredemiyor.
TRT, geniş imkanlarına rağmen Türkiye'nin bulunduğu bölgede gücünü hissettiremiyor.

0 yorum:

Yorum Gönder

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve AJANS BG'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.
Мненията на редакцията и на автора/ите могат да не съвпадат.